Shopping cart

Plasenta Previa Nedir ve Bebeğin Eşinin Aşağıda Olması Ne Demektir?

Plasenta previa, halk arasında “bebeğin eşinin aşağıda olması” şeklinde ifade edilen, plasentanın rahmin alt bölümüne yerleşerek rahim ağzına yakın olması veya rahim ağzını kısmen ya da tamamen kapatması durumudur. Plasenta, gebelik boyunca bebeğe oksijen ve besin taşınmasında önemli görev üstlendiği için yerleşim bölgesi gebelik takiplerinde dikkatle değerlendirilir.

Normal bir gebelikte plasenta rahmin ön, arka veya üst bölümlerine yerleşebilir. Plasenta previa durumunda ise plasenta rahim ağzının bulunduğu alt bölgeye yakın konumdadır. Plasentanın rahim ağzıyla olan ilişkisi, gebeliğin ilerleyen haftalarında doğum şeklinin ve gebelik takibinin planlanmasında önemli rol oynar.

Gebeliğin erken dönemlerinde ultrason sırasında plasentanın aşağıda görülmesi, her zaman doğuma kadar aynı konumda kalacağı anlamına gelmez. Rahim büyüdükçe plasentanın rahim ağzına olan göreceli uzaklığı artabilir. Bu nedenle erken haftalarda saptanan aşağı yerleşimli plasenta, ilerleyen gebelik haftalarında yeniden ultrasonla değerlendirilir.

Plasenta rahim ağzını kapatmaya devam ederse özellikle gebeliğin ikinci yarısında vajinal kanama riski ortaya çıkabilir. Kanama bazen herhangi bir ağrı olmadan ve beklenmedik şekilde başlayabilir. Bu nedenle plasenta previa tanısı bulunan gebelerde takip planına uyulması ve kanama gelişmesi halinde gecikmeden tıbbi değerlendirme yapılması önemlidir.

Plasenta previanın derecesi ve gebeliğin hangi haftasında saptandığı, takip sürecini doğrudan etkiler. Plasentanın konumu tek bir ultrason değerlendirmesiyle değil, gebeliğin ilerleyen dönemlerindeki kontrollerle birlikte ele alınmalıdır.

Plasenta Previa Neden Olur ve Kimlerde Daha Sık Görülür?

Plasenta previanın neden geliştiği her gebelikte kesin olarak açıklanamayabilir. Plasenta, döllenmiş yumurtanın rahim iç yüzeyine yerleşmesinin ardından gelişmeye başlar. Bu yerleşimin rahmin alt bölümünde gerçekleşmesi, plasentanın rahim ağzına yakın konumlanmasına veya rahim ağzını kapatmasına neden olabilir.

Bazı faktörlerin plasenta previa görülme olasılığını artırdığı bilinmektedir. Özellikle daha önce sezaryen doğum yapmış olmak, rahim üzerinde geçirilmiş bazı cerrahi işlemler ve önceki gebeliklerde plasenta previa öyküsünün bulunması riskle ilişkilidir. Geçirilmiş işlemlerin ardından rahim iç yüzeyinde meydana gelen değişiklikler, sonraki gebeliklerde plasentanın yerleşim bölgesini etkileyebilir.

Çoğul gebelikler ve daha önce birden fazla doğum yapmış olmak da plasenta previa açısından dikkate alınan faktörler arasındadır. Ayrıca anne yaşının ilerlemesi ve sigara kullanımıyla da plasenta previa arasında ilişki gösterilmiştir. Bununla birlikte bu faktörlerden birinin bulunması, gebelikte mutlaka plasenta previa gelişeceği anlamına gelmez.

Plasenta previa herhangi bir belirgin risk faktörü bulunmayan gebelerde de ortaya çıkabilir. Bu nedenle durum çoğu zaman rutin gebelik ultrasonları sırasında plasentanın konumunun değerlendirilmesi ile fark edilir. Risk faktörleri tanı koydurmaz; plasentanın rahim ağzıyla ilişkisi ultrason ile belirlenir.

Plasentanın aşağı yerleşimli olduğunun erken gebelik haftalarında görülmesi durumunda ise nihai değerlendirme için gebeliğin ilerlemesi beklenebilir. Rahim büyüdükçe plasentanın rahim ağzına göre konumu değişebildiğinden, düzenli ultrason kontrolleriyle plasentanın yerleşiminin takip edilmesi önem taşır.

Plasenta Previa Belirtileri Nelerdir?

Plasenta previa bazı gebelerde herhangi bir belirti oluşturmadan rutin ultrason kontrollerinde fark edilebilir. Ancak en karakteristik bulgulardan biri, özellikle gebeliğin ikinci yarısında ortaya çıkabilen ağrısız ve parlak kırmızı renkli vajinal kanamadır. Kanama aniden başlayabilir ve miktarı kişiden kişiye değişebilir.

İlk kanama hafif olabilir ve kendiliğinden durabilir. Ancak bu durum sorunun tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmez. Plasenta previa nedeniyle oluşan kanama tekrarlayabilir ve sonraki kanamalar daha yoğun seyredebilir. Bu nedenle gebelik sırasında meydana gelen vajinal kanamanın miktarı az olsa dahi nedeni mutlaka değerlendirilmelidir.

Plasenta previa kanaması çoğunlukla ağrısızdır. Bununla birlikte bazı gebelerde rahim kasılmaları veya karın bölgesinde rahatsızlık hissi kanamaya eşlik edebilir. Kan kaybının fazla olduğu durumlarda halsizlik, baş dönmesi, çarpıntı veya bayılma hissi gibi belirtiler de ortaya çıkabilir.

Gebelik sırasında vajinal kanamanın plasenta previa dışında farklı nedenleri de olabilir. Bu nedenle yalnızca kanamanın görünüşüne bakılarak tanı konulamaz. Gebeliğin ikinci yarısında gelişen her vajinal kanama gecikmeden tıbbi olarak değerlendirilmelidir.

Plasentanın rahim ağzına yakın veya rahim ağzını kapatacak şekilde yerleştiği bilinen gebelerde kanama belirtilerine karşı özellikle dikkatli olunmalıdır. Yoğun kanama, şiddetli ağrı, baş dönmesi veya bayılma gibi belirtiler ortaya çıktığında acil sağlık hizmetine başvurulması gerekir.

Plasenta Previa Tanısı Nasıl Konulur ve Plasenta Yukarı Çıkar mı?

Plasenta previa tanısı temel olarak ultrasonografi ile plasentanın rahim ağzına olan konumunun değerlendirilmesiyle konulur. Rutin gebelik kontrollerinde yapılan ultrason sırasında plasentanın rahmin hangi bölümüne yerleştiği ve rahim ağzıyla arasındaki ilişki incelenir. Plasentanın aşağı yerleşimli görülmesi halinde gebeliğin ilerleyen dönemlerinde kontrol ultrasonları planlanabilir.

Plasentanın konumunun daha ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğinde transvajinal ultrasonografi kullanılabilir. Uygun şekilde gerçekleştirildiğinde bu yöntem, plasenta ile rahim ağzı arasındaki mesafenin belirlenmesinde güvenilir bir değerlendirme sağlar. Böylece plasentanın rahim ağzını kapatıp kapatmadığı veya ne kadar yakın olduğu daha net görülebilir.

Gebeliğin erken veya orta döneminde plasentanın aşağıda görülmesi, doğuma kadar mutlaka aynı konumda kalacağı anlamına gelmez. Rahim gebelik boyunca büyüdükçe plasentanın rahim ağzına göre konumu değişebilir ve rahim ağzından daha uzakta görünmeye başlayabilir. Bu değişim, günlük kullanımda çoğunlukla “plasentanın yukarı doğru yer değiştirmesi” olarak tanımlanır. 

Aslında plasenta rahim duvarı üzerinde aktif olarak yukarı doğru hareket etmez. Rahmin büyümesi ve alt bölümünün gelişmesiyle plasenta ile rahim ağzı arasındaki mesafe artabilir. Bu nedenle gebeliğin erken haftalarında saptanan aşağı yerleşimli plasentanın konumu ilerleyen haftalarda yeniden değerlendirilmelidir.

Takip sıklığı ve kontrol zamanlaması plasentanın yerleşimine, gebelik haftasına ve kanama gibi ek bulguların bulunup bulunmadığına göre belirlenir. Tek bir erken dönem ultrason bulgusu üzerinden doğum şekline karar verilmez; plasentanın son konumu gebeliğin ilerleyen dönemlerindeki kontrollerle birlikte değerlendirilir.

Plasenta Previa Varsa Gebelik ve Doğum Nasıl Planlanır?

Plasenta previa tanısı konulduğunda gebelik takibi, plasentanın rahim ağzıyla ilişkisine, kanama olup olmadığına, Gebeliğin kaçıncı haftada olduğu ile anne ve bebeğin mevcut sağlık bulguları birlikte değerlendirilerek takip süreci bireysel olarak şekillendirilir.  Her plasenta previa vakasında aynı takip veya doğum yaklaşımının uygulanması doğru değildir.

Gebelik süresince plasentanın konumu ultrason kontrolleriyle takip edilir. Kanama yaşanmayan ve anne ile bebeğin sağlık durumunun stabil olduğu gebeliklerde yakın izlem tercih edilebilir. Ancak vajinal kanamanın ortaya çıkması veya tekrarlaması, takip planının yeniden değerlendirilmesini gerektirebilir. Kanamanın miktarına ve gebelik haftasına göre hastanede takip de gerekli olabilir.

Plasenta rahim ağzını kapatmaya devam ediyorsa bebeğin doğum kanalından güvenli şekilde geçmesi mümkün olmayabilir. Bu durumda sezaryen doğum genellikle tercih edilen doğum yöntemidir. Plasentanın rahim ağzına yakın ancak kapatmadığı durumlarda ise doğum şekli; plasenta ile rahim ağzı arasındaki mesafe, kanama öyküsü ve diğer obstetrik faktörler birlikte değerlendirilerek belirlenir.

Doğumun zamanlaması da her gebede aynı değildir. Kanamanın şiddeti, tekrarlama durumu, erken doğum riski ve bebeğin gelişimi bu kararı etkileyebilir. Şiddetli ve kontrol altına alınamayan kanama gelişmesi halinde gebelik haftasından bağımsız olarak acil müdahale gerekebileceğinden, plasenta previa tanısı bulunan gebelerin kanama durumunda gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurması önemlidir.

Op. Dr. Merve Demir tarafından gerçekleştirilecek gebelik takiplerinde plasentanın konumu ve anne-bebek sağlığı birlikte değerlendirilerek doğum için uygun zaman ve yöntem planlanabilir. Düzenli takip ve kanama belirtilerinin ciddiye alınması, plasenta previa bulunan gebeliklerde olası risklerin erken fark edilmesi açısından önem taşır.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *